Elmasın pırlantaya dönüşümü
Pırlantanın işlenmeden önceki hali olan elmas tarih öncesi dönemlerde yerkabuğunun derinliklerinde büyük basınçla oluşan sert bir karbon bileşenidir. En genç elmasın 900 milyon, en yaşlısının da 3.2 milyar yıllık olduğu tahmin edilmektedir. En çok elmas çıkarılan ülkeler, Avustralya, Botswana, Rusya, Güney Afrika, Kanada ve Kongo’dur. Elmas insanoğlunun bildiği en sert doğal maddedir. Kesme ve cilalama sırasında orijinal ağırlığının yarıdan fazlasını kaybeder. Eski çağlarda elmaslar kesilmeden montürlere yerleştirilir, sadece üst yüzeylerinin parlaklığı ve yansıtıcılığı ile mücevher ailesine dahil olurdu. 14. yüzyıldan itibaren kuyumcular bu değerli taşların daha çok ışık saçabilmesi için karmaşık kesme ve cilalama tekniklerini uyguladılar. Günümüzde ise kesim ustalarının geleneksel yöntemlerinin yerini gelişmiş bilgisayar teknolojileri almıştır
Pırlanta kesimi
Pırlanta, elmasın 57 fasetli, yuvarlak özel kesimine verilen isimdir. İngilizce karşılığı : Full Cut Diamond’dır.
Pırlanta üzerinde 57 faset bulunur. Faset, ışığı yansıtan açılı yüzeylere verilen isimdir. Pırlanta üç bölümden oluşur. Taç, kemer ve külah.
Kemerin üstünde bulunan bölüme Taç denir. Taç bölümünde 33 adet faset bulunur. Taç bölümünde bulunan fasetlerin sayısı fazla olduğu için, bu bölümde daha fazla yansıma ve parlaklık gözlemlenir. Bundan dolayı taç bölümü, pırlantanın geneline göre daha beyaz görünür.
Kemer bölümü doğal, cilalı ya da fasetli olabilir. Kemer kalınlığı pırlantanın parlaklığını etkiler. Kalın kemerli bir pırlanta daha mat görünür, ince kemerli pırlanta ise mıhlamaya karşı dayanıksızdır. Kemer, pırlantayı sağlam tutan önemli bir bölümdür.
Kemerin altında bulunan bölüme külah denir. Külah bölümünde 24 faset bulunur. Külah bölümü pırlantaya giren ışığın dışarı yansımasını sağlar. Külah ne kadar doğru açıyla kesilmiş ise, pırlantaya giren ışık yansıyarak yine taçtan çıkar. Böylece pırlantada optimum parlaklık sağlanmış olur.
Derinlik, pırlantanın tabladan külah ucuna kadar olan yüksekliğidir.
4C Standartları
Pırlantanın kalitesini belirleyen 4C standartları, pırlantanın genel kalitesini tarif etmek için kullanılan, elmas ticaretini pratik hale getiren standartlardır. Eski dönemlerde her ülkenin kendine göre ayrı bir kalite birimi varken, bu karışıklıklara yol açmış ve ilk defa De Beers firması tarafından 4C standartları ortaya konmuşturır. Bunlar : Karat Ağırlığı (Carat Weight), Berraklık (Clarity), Renk (Color) ve Kesim (Cut) olarak belirlenir.
Karat
Karat pırlantanın büyüklüğünü değil ağırlığını gösterir . 1 karat pırlanta 0.2 gramdır. Karat birimi mücevher firmalarında bulunan özel tartılarla tartılır.
Berraklık
Doğada her elmasın kendine özgü bir karakteri vardır. Elması özgün kılan, kristalleşme sürecinde içine karışan farklı minerallerdir. Doğanın parmak izleri olarak nitelendirilen bu maddelerin sayısı, rengi, yapısı, büyüklüğü ve konumu, elmasın doğallığını gösterir. Doğal izler ne kadar az olursa, pırlanta o kadar çok ışık yansıtır ve bu nedenle daha çok değer kazanır. Türkiye'de berraklık standardı SI1 dir
Renk
Elmasların çoğunluğu renksiz değildir ama bazı renkler bazı taşlarda daha güçlü hissedilir. En sık görülen renkler sarı, kahverengi, gri ve yeşildir. En çok aranan türler sırasıyla; renksiz, beyaz, pembe, mavi, kırmızı, altın rengi, açık sarı, limon sarısı, açık yeşil, zümrüt yeşili, turuncu, şampanya rengi, mor ve bordodur.
Dolayısıyla kesim sonrasında da pırlantanın renkleri , koyu sarıdan parlak, canlı beyaza doğru gider. En iyi renk nadir bulunan D'dir ve doğada az bulunan bir pırlantadır.
Kesim
Elmas kesiminde en ünlü biçim, 'pırlanta kesim' olandır. Markiz, oval, kalp, damla olan diğer biçimlere genel olarak 'fantazi kesim' denebilir. Kesimi anlayabilmek için elmasa profilden bakmak gerekir. Yandan bakıldığında, üst kısım taç, orta kısım kemer ve alt kısım külah olarak tanımlanır.
( www.wikipedia.org sitesinden yararlanılmıştır)
|