Kendisi sigara içmediği halde, bulunduğu ortamlarda sigara içilmesine bağlı olarak duman solumak zorunda kalan kişilerin durumu ” pasif sigara içiciliği “ olarak tanımlanıyor. Yanmakta olan bir sigaranın dumanının üçte ikisi içen kişinin akciğerine ulaşmadan çevresindeki havaya, dolayısıyla o ortamda bulunan ve sigara içmeyenlerin de soluduğu havaya karışıyor.
Araştırmalar, çevresel sigara dumanı yani pasif içicilik yoluyla her yıl dünyada yaklaşık 600 bin kişinin ülkemizde ise 9 bin kişinin öldüğünü gösteriyor. Sigarada yaklaşık 4 bin madde var ve bunların en az 50’si kanserojen . Pasif içicilik koroner arter riskini de artırıyor. Sigara içenlerle aynı ortamda yaşayanlar yüzde 20-50 daha fazla koroner arter hastası oluyor.
Ayrıca bu duman, sigaradan süzülmeyip doğrudan havaya karıştığı için içerdiği zehirli maddeler açısından daha zengin ve dolayısıyla daha zararlı. ABD Çevre Koruma Kurumu, havaya karışan sigara dumanını hardal gazı, benzen ve arseniğin de içinde bulunduğu “A Grubu İnsan Kanserojenleri “ listesine almıştır.
Pasif sigara içiciliğinde, akciğer kanserinin yanı sıra meme kanseri, rahim ağzı kanseri, kan kanseri gibi sigara içen kişide görülen her türlü kanser çeşidi ve bronşit, amfizem, kalp krizi gibi çeşitli ölümcül hastalıklar da artan oranda görülmekte.
Emziren bir annenin sigara içmesi durumunda ise, bebeğinde kusma, bilinç kaybı, çarpıntı, mide-bağırsak sistemi bozuklukları, bronşit, pnömoni gibi solunum yolu enfeksiyonları sık olarak ortaya çıkıyor.
İstatistiklere göre dünyada yaklaşık 1.2 milyar kişi sigara tiryakisi ve her yıl 5 milyon kişi sigaranın zararları sonucu ölüyor. Sigara içenlerin yüzde 70’i hayatlarının bir döneminde sigarayı bırakmayı düşünüyor, yüzde 30’u her yıl deniyor ve bırakıyor. Bunların yüzde 10’u destek almadan bunu kendi iradesiyle başarıyor.
Sonuç olarak; sağlıklı yuvalar ve sağlıklı yeni nesiller için sigara içmeyelim ve bulunduğumuz ortamda içenleri de uyaralım.
|